26 Nisan 2010 Pazartesi

DIGIDIK AT

Fikir buradan geldi. Ne zamandır aklımdaydı. Babişkomuz da "Bu çoraplar yıprandı, atabilirsin" deyince "Tamam" dedim.
Gövde, çorabın bir teki; kulaklar, diğer teki. Eyer kısmı, evde işlevsiz duran bir kurdele. Gözler de, kuzunun eski bir oyuncağının parçaları. Yeleler ise benim kaçmış çorabımdan yapıldı. Yapılırken sabırla beklendi. Sadece içlerini doldururken yardım edebildi. Yapıldıktan sonra baktım hiç ellemiyor; "Haydaaa" dedim. "Bu çocuk, sadece yapım aşamalarıyla ilgileniyor galiba". Neyse ki ertesi gün oklavanın ucuna takılmış dıgıdık ata bindi. Hatta yerdeki hayali yoncaları yedirdi. (Cemile, midilliye biniyor' dan esinlenerek). Yetmedi; hayali bahçesine tohum dikip suladı, yetişen havuçları da atına yedirdi. Bir ara baktım, kendisine vileda muamelesi yapmaya başlamış; kurtardım elinden hayvancağızı.

Melek Barel

1 yorum:

sirâr dedi ki...

harika :))

Yorum Gönder

Bunu seven anneler